mod yükselticiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mod yükselticiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Kasım 2025 Perşembe

Meditasyonda RAIN tekniği

Tara Brach'ın "Radical Acceptance" kitabı başucu kitaplarımdan biri. Hani "bir kitap okudum hayatım değişti" klişesine karşı bir duruşun vardır ama içten içe de bazı kitaplar hakikaten seni dönüştürür ya.. Öyle bir kitap, R.A. benim için. 

Kitapta tanıştığım RAIN tekniği zor zamanlarda bana nefes oluyor. Buraya da almak istedim.

RAIN yani Recognize, Allow, Investigate and Nurture. Fark et, izin ver, araştır, bakım ver.. İlgini çekerse internetten araştırırsın. Ben buraya son zamanlarda yaptığım RAIN meditasyonlarından bir örnek ekleyeceğim. Bana iyi geliyor... Belki sana da iyi gelir.. 

2 Kasım 2025 Pazar

Nostalji

Bu tip eski halılar, bu tip tahta zeminde, çok güzel durmuyor mu sence de?


Kahvemi aldım; halıyı izliyorum bugün. Aynen çocukkenki hislerle.. Üzerine yatıp, ne hayaller ne oyunlar kurardım ananemin halısının..


Büyük ihtimal; ananem de kahvesini alıp, halıyı izleyen beni izlemiştir benzer hislerle..

Hey gidi zaman… 

19 Ekim 2025 Pazar

SoMbaharın Tonu

Bugün; bizim efsanevi banyo penceresinden (2 metreye 1,5 metrelik bir banyo pencerem var, neden dersen, sanırım tam bu nedenle!) her gün gördüğüm manzaradaki şu renge hayran oldum. 

Dün böyle değildi.. Yarın da bambaşka bir renk olacak. Ama tam bugün ve tam bu ışıkla yakalamak, hakikaten muhteşem bir hediye oldu..

Bahçedeki diğer ağaçlar henüz yeşilken, onun böyle kıpkızıl saçlarını savura savura aradan parlaması.. Ne bileyim; aşk bu değilse, nedir?

Hele bir de Dvorjak’ın Opus 22 numaralı seranadı eşlik ediyorsa bu manzaraya….. 

Ekim ayı, sende de Dvorjak dinleme isteğini alevlendirmiyor mu??? 

17 Ekim 2025 Cuma

SoMbaharın bir de..

Tadı da vardır! Sadece kokusu ve renkleri yoktur ki soMbaharın.. 

Elma elmadır tadı. Taze cevizdir. Sonlara doğru kestanedir, mandalinadır.. Ama en çok elmadır! 

Bir de elma elma kokan taze elma şarabı vardır; cider derler adına. İngiliz kültüründe tam bu mevsimde çok yapılır, çok içilir..

Burada cider’a çok yakın, Federweißer denen bir taze fermente şarabımız var. Eylül başı çıkar, Ekim ortalarında biter. Kapağı mayalanması için hafif açık bırakılır, o nedenle yatay durumda taşıyamazsın.. Öyle şahane bir şeydir ki, bir oturuşta bir litre içersin de doyamazsın..

Komik olan; Eylül’de içersen çarpmaz hiç ama alıp da buzdolabında unutursan ve Kasıma kalırsa.. yandın. Öyle bir fermente olur ki, alkol oranı %12’lere falan erişir, üstelik tadı da gazoz gibi hafif olduğundan alkolünü anlamazsın içerken. Sonra değme keyfine tabii ;)

Ben de Eylül ortası almıştım ama unutmuşum dolapta, daha doğrusu hep aklımdaydı da, iş güç ve sorumluluklarda zaman bulamıyordum içmeye.. Dün akşam aklıma esti, açtım, of ki ne of! Tam kıvamında yakaladım..

Belki seneye paylaşırız, belli mi olur..?

Hamiş. Arı Mayalı bardağıma gülme lütfen :) Ya da gül, gülelim yahu..

15 Ekim 2025 Çarşamba

Momijigari

Bu ağacı çok aradım bahçeye dikmek için.. 

Normalde yeşil olan yaprakları, sonbaharda böyle kıpkırmızı oluyor ve ben her sonbahar bu ağaca aşık oluyorum, kışın yapraklarını dökünce unutuyorum aşkımı, baharda yeşil yeşil yeşillenince "artık sen de herkes gibisin.." durumları, yazın zaten göz yeşil değil mavi arıyor... Ama sonbahar geldi mi haydiiiiii, en baştan aşk.. 

Momiji Japonca'da sonbaharda kırmızıya dönüşen yapraklı ağaçlar anlamına geliyormuş. Momijigari ise bu kırmızı yapraklı ağaçları izleme davranışıymış :) Momijigarilerin bol olsun bu sonbahar....

14 Ekim 2025 Salı

Sarışın Salı

Bu sıralar çenem çok düşük :) İdare ettiğin için teşekkürler..

Sarı Yaz; resmi olarak yarın yani 15 Ekim'de bitiyor. Ege bölgesi - özellikle de Bodrum - menşeyli şairlerce ortaya atılan bu terim; 15 Eylül - 15 Ekim dönemini kapsayan, otların sarışın sarışın, sakin sakin güneşlendiği, denizin çarşaf gibi durgun olduğu, güneşin de son yaz ışıklarını nazlı nazlı saçtığı, bence "en güzel" dönemi “çok güzel” betimliyor.. Ama endişelenme, kış hemen gelmiyor, Sarı Yaz’ın arkasından Pastırma Yazı başlayacak :) Sonra da yavaş yavaş uyku zamanı....

Bol bol yürüyorum. Umarım sen de yürüyorsundur. Belki denizin vardır senin, benim yok... Biraz tuz yollarsın bana. Ya da sonsuz mavi bir gökyüzün vardır, benim yok... Biraz göçmen kuşların kanat sesinden yollarsın. Ben sana ancak bu sarışın kızı yollayabilirim karşılığında, ama, kız da ne kız ama! :) Hemen şimdi, pencereden çektiğim haliyle hem de......

Evet ve 💛 görmemek imkansız!

Güzel bir gün dilerim sana. Eminim sen de bana :)

1 Ekim 2025 Çarşamba

Ekim 1 Güzeli

Komşum bu sabah bırakmış pencereme. 

Daha dün konuşmuştuk, bu sene çok güzel üzüm ve elma oldu bahçelerde diye.. 

Ufacık incelikler, insana nasıl da kocaman mutluluklar veriyor..

İnceliklerle gel ve geç sevgili Ekim..

13 Eylül 2025 Cumartesi

Rutin dışı - 8

Eve döndük. Rutine döndük. Bir güncük daha uzatıyorum rutin dışı bu zamanı, gözüm arkada kala kala döndüm çünkü…… İşte bunlar; içimde kalanlar, unutmak istemediklerim… 

Çünkü Ege, ben’im işte.. Herşeyiyle ben’im!






Photos: Gilles de Chabaneix from the book “Greek Style” - Suzanne Slesin, Stafford Cliff, Daniel Rozenszstroch. Link.

Bunlar da son gece kaldığımız (turkuaz ve pembenin cenneti) Iliolitos Otel’in kendi sayfasından:




Bu da benden :) Turkuaz mutfakta yediğim, doyamadığım son yoğurt ve bal……



29 Ağustos 2025 Cuma

Rutin dışı - 3

Pek siyah çay, kahve, kola seven bir insan değilim. Dost hatırına severmiş gibi yapsam da, aslında bünyem kaldırmıyor kafein ve tenini.. Fena çarpıntı, hiperaktif hâl ve gecesine de uykusuzluk yapıyor.

Fakat bugün, kahvaltıdan sonra canım çekti acı acı. Sağıma soluma sordum, isteyen olmayınca, vaz geçeyim, ne gereği var şimdi diyecekkeeeeen, hüoop dedim, rutin-dışı’nın anlamı ne o zaman?!

Tek kişilik sade kahvemi güzelce yaptım, içiyorum bak.

Ananemle vefatından önceki gün telefonda konuşurken “haydi çık gel kahveye” demişti bana…. Onun ruhuna da olsun bu kahve-altı keyfim..

Bu arada. Rutin Dışı yazarlarının tamamını sevgili Kum Çocuk bu linkte toplamış, çok pratik olmuş, eline sağlık.

7 Ağustos 2025 Perşembe

Fotoğrafın ardındaki gerçekler

“Kızımla kahve içiyoruz” diye Instagrama konan fotoğraflar var ya.. Şu an öyle bir andayız ama tek farkı ben çaktırmadan benimkine kahve likörü de ekledim. M.inki ise kahvesiz ve likörsüz, çikolatalı süt ama şeytan diyor ona da koy da bir rahatlasın çocuk..

🤣🤣🤣 

Tatilin 3. Günü durum buysa, korkarım okul açılana dek alkolik olurum ben……

Katil olmaktan iyidir.

29 Temmuz 2025 Salı

Yaz yağmurlarına güzelleme

Bir haftadır yazmayayım insanlar sıcaktan kavrulurken diyorum ama, artık kendimi tutamadım.. Bu kadar mı güzel yağar.....?


Hem paylaşınca, susamış insanlar da biraz ferahlamaz mı?

İki haftadır sıcaklık 16-20 arasında gidip geliyor, geceleri 12 derece.. Gel diyorum gelmiyorsun, ben ne yapayım? :)) "Hayat değişim programı"nı düşün derim....

Bu arada, bu havada yapılacak en güzel şeylerden biri de sevgili Küçük Joe’nun ikinci romanı Lana’nın Rapsodisi’ni okumak! Link burada <3

18 Mayıs 2025 Pazar

Beyaz Bisiklet ve At Kestanesi'nin Hikayesi

Önce, biri getirdi bu eski bisikleti oraya koydu, kilitle de bağladı ve bir süre bisiklet orada unutuldu.

Sonra, iki adam geldi, bisikleti püskürtme boyayla beyaza boyadı ve bir süre daha öylece bıraktı.

Ondan sonra, biz sokak sakinleri, bunun bir sanat olup olmadığını sorgulamaya başladık.

Daha da sonra, bu beyaz bisikleti parkımızın süsü olarak kabul ettik.

En sonunda ise, bu beyaz bisikletlerin araçlar tarafından öldürülen bisikletliler anısına, öldükleri yere bırakıldığını öğrendik.. 

Üzüldük.

Fakat o noktadan da artık daha dikkatli, daha yavaş geçmeye başladık.....

Tüm bunların sonunda ise..

Bütün iyi kitapların sonunda, bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda, meltemi senden esen, soluğu sende olan bir başlangıç vardır.. (Edip Cansever) dedik. 

Ve at kestanesi; çiçek açtı........ 

1 Nisan 2025 Salı

Nisaniçka

Marteniçka olur da, Nisaniçka neden olmasın? ;)

Kendimi hayatla oyalıyorum.. Dün gittim renk renk ipler aldım, dedim ki her ay birini yapayım, yanına da bir dilek tutayım, neden olmasın?

Bir de permütasyon kombinasyon sorusu sana; 6 farklı ip, aynı renkler yeniden bir araya gelmeden, beni kaç ay götürür bil bakalım? :)))

28 Şubat 2025 Cuma

Birkaç kelebek meselesi

1,5 saatlik uykuylayım. Dünden fotoğraflarla bitirelim ayı ve sonra bana az müsaade. 




27 Şubat 2025 Perşembe

Küçük Hanım, belki de bey - 2

Tırtılımı hatırlıyor musun?

Burada hatırlatıcısı.

O yazıyı yazdıktan sonra, bırakamadım ben onu. Birkaç gün daha besleyeyim, belki başarırım tırtıldan kelebeğe ulaştırmayı diye düşündüm. O da sağolsun kırmadı beni, bol bol yedi, sonra da bir sabah bir de baktım, kocaman kahverengi bir pupa yapmış kendisine. 

Aslında itiraf edeyim pek umudum yoktu pupadan çıkacağına dair. Fakat aynen Prof.Google tarafından öngörüldüğü gibi, 21 gün sonra dün sabah, klasik sabah kontrolüm sırasında, 3 haftadır pupa gördüğüm yerde bir kelebek görünce, delirdim sevinçten. Sabah 6 falandı, hiç umursamadım tüm evi uyandırdım :)) 

Çocukların kahvaltılarını hazırlarken, ona da muz, elma kestim, daha geniş bir kaba aldım - belki uçma denemeleri yapacak çünkü - pamuklara ballı sular emdirdim ve kelebekçiği de içine koydum. İlk iki saat hiç kımıldamadı. Dönem dönem bakıyorum tabii bir çocuk heyecanıyla.. 

Bir de baktım sırt üstü düşmüş, aaa dedim öldü! Bunca çabadan sonra.. Yok, ölmemiş ama hiç enerjisi yok çünkü yemek yemeyi bilmiyor! Aldım elime muzun üzerine koydum. Kanatları titremeye başladı. Ah dedim ölüyor heralde.. Ama o an ağzından kocamaaaan bir dil çıktı ve dil iştahla muzun üzerinde dolanıp muzu emmeye başladı :)) Tamam dedim kurtardık.

Fakat önümüzde yeni bir sınav var. Hava dışarıda buz gibi ve yağışlı. Dışarıya salamam. Evde de kalamaz. Sıcak ve bitkili bir ortam nerede var, hah, Botanik Bahçesi! Üstelik orada bir odada tropik kelebekler sergisi de var. Randevulu giriliyor, internetten baktım yarın sabah 9'a yer var, valla 7 euro da bilet parasını bayıldım.. Analııııık. Yavrumu şimdi gizlice yanımda botanik parkına sokacağım ve kameralara yakalanmadan onu diğer kelebeklerin arasına salacağım... Oyyy çok stresli ve büyük ihtimalle de illegal :))

Sabah çocukları okula bıraktıktan sonra, aldım kelebeğimi, gittim Botanik Parkına. Girdim sergiye, gizli bir köşede, gizlice saldım kelebeğimi. Biraz da oturdum izledim, nasıl güzel kelebekler vardı... Çocuğum, yazık, çelimsiz, kara kuru kaldı aralarında ama belki bulur kendine göre bir eş.... Bulamasa da, keyfince geçirir kalan ömrünü sıcacık ve dostlar arasında.

Yarın sana diğer kelebekleri göstereceğim. Bugünlük benim kara, kuru, vasıfsız evladımın mürvetini görelim.. Yarın "elalem ne çocuklar yapıyor"a geçeriz :)))

25 Şubat 2025 Salı

Aziz

Dünkü ödevi yaptın mı? Belki de daha önümüzdeki günlerde yapacaksın.. Yap derim, bu kitaptaki en sevdiğim ödevlerden biri olmuştu ilk sefer yaptığımda da..

O sefer gün boyu "aziz" aradım durdum. Yollarda insanların yüzüne dikkatli dikkatli baktım, bir gülümseme, bir iç huzur aradım. Konuştuğum insanlarla yumuşak yumuşak konuşup, belki içlerinde gizli kalmış azizi açığa çıkartmalarını bekledim. Trafikte yol verdim, kapılar açtım, belki aziz bizim evdedir diye, çocuklara daha bir dikkatli, özenli yaklaştım ama ı-ıh, karşıma bir tane bile "ah işte aranılan aziz!" diyeceğim insan çıkmadı. Sonra düşündüm; iki sonuç buldum.

1. Hiçbir insan aslında aziz değil, aynen "kötü / şeytan" da olmadığı gibi. Hepimizin içinde azizlikler de var, karanlık sırlar ve kuyular da.

2. Aslında gün boyu aziz ararken, ben kendim aziz gibi davrandığımı, hiç olmadığım kadar kibar, diğerkâm olduğumu fark ettim. Aziz meğerse benmişim :)

bazen de şeytan :))

12 Kasım 2024 Salı

Kafka ve puzzle’ın kayıp parçası

Kafka’nın kısa öykülerinin olduğu bir kitap geçti elime. Bir Kafka var Kafka’dan içeri, Kafka’dan gayrı diye özetleyebilirim.. Şaşkınım ve çok heyecanlı..

Boş iki dakika bulsam, hemen bu kitaba gömülüyorum. Kısacık tek paragraflık öyküler de var, birkaç sayfalık öyküler de. Bu “kısa kısalar”ın kumandanı Hemingway’dir sanıyordum, yanılmışım.

Tadımlık:

“ACH,” said the mouse, “the world gets narrower every day. At first it was so wide it was frightening; but I kept running and I was glad when I finally saw some walls far off to the left and right of me, but now those long walls are hurrying towards each other so fast that I’m already in the final room, and there in the corner is the trap I’m running into.” — “All you have to do is run in the other direction,” said the cat, and ate it.”

Fotoğraf:

Puzzle’ın kayıp parçası nerdeymiş bak…. Daha fazla arama diye yani.. ;)

21 Ekim 2024 Pazartesi

Turuncu :) şaka şaka

Korkma bu haftayı da turuncuyla geçiştirmeyeceğim (aslında belli de olmaz benim işlerim) fakat Almanya’ya iki çift lafım var bugün.

Almanya bu ne yaaa? Gözünü seveyim bu ne? 

Stephen King’ten uyarlanan Mist (Sis) filminin seti gibi bir tavırlar, haller. Bu ne Allasen?

Bana bunlarla gelme. Ben Akdeniz kadınıyım, ben buyum bu sabah. Sana rağmen buyum!

16 Ekim 2024 Çarşamba

Kırmızı - 3

Sabah erken ya da akşam geç trafiğini; saatlerce dur kalkı değil tabii, ama kısa mesafe ve yarım saati geçmeyen “tıkalı” yolları; severim. Gecenin karasına, kırmızı farların ışıltısının katılmasını, egzost buharlarının hayalet danslarını ve iyi bir radyo programının (Türkiye’de TRT3, burada Avusturya radyosu FM4, çocuklar yoksa Klassik Radio Bayern) tüm bunlara tatlı tatlı eşliğini severim. 

Bugün önümdeki araçta, bana her zaman aşırı itici gelmiş olan “dikkat bebek / preMses” yazısının sevimli bir versiyonu vardı. Dikkatli bakarsan göreceksin; “iki ebeveynli, iki çocuklu ve bir köpekli aileyiz biz” demiş araç sahibi. Sabah sabah, kırmızı kırmızı, sevimli mi sevimli buldum.

13 Ekim 2024 Pazar

Kadın denen şey..

Dört adam oturmuşlar bir Flamenko Quartet kurmuşlar tıntıntın memur gibi çalıyorlar. Normalde sevilecek bir şeyi öyle ölgün bir enerjiyle çalıyorlar ki zul oluyor dinleyene..

Ta ki o çıkıp sahnenin ortasını yangın yerine çevirene dek.. Tüm enerji değişiyor salonda, elbet çalan adamlarda da. “Ve Tanrı kadını yarattı..” geçiyor içimden..