26 Temmuz 2025 Cumartesi
İnsan ile Tanrı arasındaki elektriklenme hissi
3 Ocak 2025 Cuma
Albernheit
Amerika'daki kuzenim oğluma şahane bir noel hediyesi yolladı bu sene; duygu güncesi. Her gün, o güne ait bir cümle yazıyor ve o gün hissettiği duyguları işaretliyor. Duygular böyle resmedilmiş:
Bu duygular içinde birkaçı dikkatimi çekti. Misal "düşünceli" olmak yani başkalarını düşünmek, onların iyiliği için uğraş vermek bir duygu olarak ele alınmış; Dankbarkeit. Yine benzer biçimde insanlar arasında olmaktan keyif almak, yani sosyal yakınlık da bir duygu olarak ele alınmış; Zuneigung. Ben bunları "davranış" olarak düşünürdüm..
Yine de ennn sevdiğim "şapşallık" duygusunun (Albernheit) da temel duygu olarak bu listede yer bulması :)) Bu duyguyu büyüdükçe ne kadar az yaşıyoruz ve hemen utançla falan ilişkilendiriyoruz. Oysa kitapta da dendiği gibi; şapşal olma hali, her insanın her gün mutlaka birkaç defa yaşaması gereken bir duygu, çünkü insanı ve çevresini en çok neşelendiren, mutlu eden duygulardan biri gerçekten :)) O zaman yaşasın şapşallık!
Meraklısına: Kitabın tam künyesi: Ein Gutes Gefühl - Gefühltagebuch für Kinder.
4 Kasım 2024 Pazartesi
Aynen öyle işte.
Sanırım, kelimeleri seviyorum; beni ürküten, bir araya geldiklerinde onları anlamak ve benzerlerini söylemek zorunluluğu. - Behçet Çelik, Herkes Kadar
Ben de öyleyim.. Yazmayı sevişimiz de, konuşmayı sevmeyişimizden belki.
Foto. Annemle babamın balkonundan, mevsimin ışık oyunları..
2 Ekim 2024 Çarşamba
Neşe
Bahar dizisini izliyordum dün; evet biraz bozmuş sanki yeni sezonda ama ben 90’lar çocuğu, balık burcu bir insan olarak böyle kanırtan aşk hikayelerini seviyorum, Ooh be sonunda öpüştüler diye gözlerim falan sulanabiliyor. Bu tür sündürülmüş aşk hikayelerine bir zaafım var (özellikle mevsim de sonbaharsa). Ne yapalım ben de böyleyim ;)
Fakat dizide güzel bir cümle de geçti; öfkeyi, dedi Bahar’ımız, neşe ile yeneriz. Bu çok doğru. Hani bazen içindeki öfkeyi nasıl sağaltacağını bilemezsin ya.. Volkan gibi yükselir, patlar, yakar kavurur ya.. İşte onun ilacı neşe.
Renk skalası vardır hani; işte kırmızının karşıt rengi yeşil, turuncununki mor falan.. Duygu skalasının da öyle karşıtları var. Öfkeninki de neşe gerçekten.. Fakat öfke de neşe de aslında "ikinci el" duygular. İlk el duyguları anlamadan tam karşıtını - onu çözen formülü - de bulamazsın.
Yardım edeyim: Öfkenin altında yatan asıl duygu korkudur. Neşenin altındaki ise iç huzur.. Sen dğer hissettiklerini de bulursun, bu şekilde..
1 Şubat 2024 Perşembe
Huzur
Kavuniçi ve pembenin her tonuyla doğan güneş, yarım saat sonra kayboldu ve yerini dünkü lodosun getirdiği şakır şakır yağmura bıraktı. Tüm bunlar bir saat içerisinde olup bitti. Şu an sakin, durgun, nefis bir hava var. Belki birazdan yine inceden başlar yağmur ama şu an muhteşem bir sakinlik, sessizlik var.
Kimse ağlamıyor. Kimse acı içinde kıvranmıyor. Kimse mutsuz değil şu an.
Bu ânı idrak edebilmem, önceki günlerin sıkıntısı sayesinde. Karşıtı yaşanmadan, hiçbir kavram anlaşılamaz.....
Bu ânı idrak edebilmem, bir sonraki ânın, iyi kötü, nasıl olacağını kestirememekten.
Bilmemenin, bilmek istememenin huzuru.
Alâkasız Foto: Haydar Ergülen'in ismiyle ve mahlaslarıyla (Lina meselâ..) yazdığı Şiir Atı dergisini hatırlar mısın, bilmem.. Birkaç nüshası var bende hâlâ.. Eski kitaplara ve eski insanlara düşkünlüğüm var, bilirsin. Biraz karıştırayım dedim, sayfalar elimde kalacak gibi oldu, çekindim, yerine koydum. Halbuki, eski kitaplar ve eski insanlar, dokunulmak, açılıp okunmak ister. Bunu bekler. Anlatmak ister.....
4 Ocak 2024 Perşembe
Minnet hüznü
Rita, Parkinson + hastası olan annesi Elena'nın tedavisinin devlet tarafından karşılanması gerekirken, doktorun el yazısını okuyamayan memurun 1 yerine 7 yazması sonucu bu tedaviyi alamayacağını fark ediyor. Sekreterler bu yanlışı düzeltemeyeceklerini, en baştan kayıt olunup yeniden doktor randevusu alınması gerektiğini söyleyerek Rita'yı bürokrasinin çıkmaz sokaklarına atacakken, doktor kapıda beliriyor ve kağıttaki rakamı düzeltiveriyor.
Kendini her şeyi en baştan göğüslemeye alıştıran Rita, bunun karşısında gözyaşlarına boğuluyor... Onu ağlarken gören erkek arkadaşı, annesi Elena'ya "ne oldu?" diye soruyor. Elena sakince: "hiç. sadece bize iyi davrandılar.." diyor.
Minnet hüznü diye bir kelime yok, ben uydurdum. Ama duygusu var.. Yaşamışsındır mutlaka, oturmuş şükretmeyle karışık bir boşalma yaşamış, hüngür hüngür ağlamışsındır.. Ya da burnunun ucu sızlamış, boğazına bir yumru takılmış, gözlerin nemlenmiş ve içinden güçlü bir minnet, bir teşekkür geçmiştir.. Olmuştur mutlaka.
Neden bu duyguyu tam anlatan bir kelime yok ki?
27 Kasım 2022 Pazar
Elgin
Yani; doğduğu yerden ayrı düşmüş, yaşadığı yerde hep bir yabancı olan.
Ömer Ağa o yana döndü:
- Hoş bulduk, dedi Kâzım Efendi.
Sesinde bir elginlik vardı.”
16 Ağustos 2022 Salı
Dâüssıla
".. Şimdi gönlüm dâüssıla içinde. Zira ben böylece eski tatil günlerime dönerek, eski çatılar altında dolaşarak, eski duvarlı bahçelerden geçerek tâ yirmibeş sene evvelki zamanlarıma doğru bir gezinti yapmış oldum ve tâ o zamanlardan yürüyüp gelmiş bir seyyah gibi yorgunum. Zira vaktiyle yaşanmış ve oklar gibi kalbimize saplanmış bütün eski saatlerin, biz bir aralık kendimizi şiire kaptırırsak, içimizde hâlâ nasıl sızladıklarını duydum." - Geçmiş Zaman Köşkleri - A.Ş.Hisar
6 Ağustos 2022 Cumartesi
Cohen, yağmur, smetana
Dün gece 34 dereceden sonra aniden bastıran şakır şakır yağmurun karşısında tarif edilemez bir mutluluk duydum. Önce Cohen’i dinledim ama yetmedi. Sonra aklıma 3 yaşında birinin tüm kıyafetlerini çıkartıp “yağmuru bedenimde hissetmek istiyorum” diye yağmur altında dikilişi geldi..
Neden olmasın? Bahçede kuytuda kalan zifiri karanlık bir kör nokta var.. Orada dikildim iki dakika kadar ve sırılsıklam oldum. Tarifsiz bir histi…. Hayatım boyunca hatırlayacağım, benzersiz bir andı. İllâ ki kelimeye dök dersen, arınma diyebilirim.
Öyle bir arınma ve bütünleşme anı ki, ölüm bile vız geldi..
Kurulandım ve Smetana ile geceyi bitirdim..
Bugün tüm günü 39 derece ateşle geçirmeme bile değdi..
22 Mayıs 2022 Pazar
Nehir
En son, sonbaharda gelmiştim. Baharda bambaşka bir yer gibi geldi nedense.
Daha çok Abdülhak Şinasi Hisar okumak lazım.
“Zaten hatırlamak her zaman biraz tekrar yaşamak değil midir? Mazimiz hatırlayabildiğimiz nisbette tekrar tekrar yaşadığımız hayatımızdır” - Boğaziçi Mehtapları.
11 Mayıs 2022 Çarşamba
Alır başımı..
Kırları karahindiba bürüdü, insan alıp başını gitmeden duramıyor ki.
Şöyle bir göğün altına sırtüstü uzanmışsın, bakışların bulutları kovalıyor. Kollarını dirsekten büküp başının altına yastık yapmışsın. Ağzında bir karahindiba çiçeği, etrafında da binlerce karahindiba çiçekleri, çıplak dizlerinin arka yüzünü hafif hafif kaşındıran yaprakları. Bir sessizlik, bir tek başınalık..
O kuru ağacın altındaki mezarda yatana imreneceksin neredeyse!
14 Nisan 2022 Perşembe
..ve tohum (son)
18 Mart 2022 Cuma
Kadınsal güzellik
10 Mart 2022 Perşembe
Yapraktı / Yeşildi
O "Yapraktı" demiş adına, ve şöyle okumuş:
9 Mart 2022 Çarşamba
Hayâlci; mevsimlere ve yalnızlığa karşı..
"Hayâlci, eylem insanına göre hayattan çok daha büyük, çok daha zengin bir zevk alır" diye fısıldıyor kulağıma Pessoa, tam da bahçedeki tüm ahududuları avcuma toplamışken. Yüzümde çocukça bir gülümseyiş. Basit sevinçler. Keşke paylaşabileceğim biri olsa....
diye yazmışım, Ağustos sonunda.
*
Ahududu kış uykusunda şimdi. Bense artık paylaşacağım kimse olmamasına üzülmüyorum. Belki böylesi daha az üzüyor insanı..
diye yazmışım, Aralık başında.
*
Bu sabah otları yolmak için çıktığımda, ahududunun sert dalları arasında gözle zor seçilecek kadar küçük tomurcuklar vermeye başladığını görünce, kalbim öyle hızla çarptı ki! Tomris Hanım görse gurur duyardı; içime üç beden fazla gelen aşkı nasıl da hayata yayıyorum ama.. Dünya üzerinde bundan sonra tek başıma da kalsam, bahar oldukça yalnız hissetmeyeceğimi biliyorum..
Paylaşacağım kimsem yok belki ama içim çok kalabalık..
diye yazdım, bugün, 9 Mart 2022’de.
Ve yeni bir mevsim, yeni bir devir, yeni bir hayâl bu ilk tomurcukla resmi olarak, yine, yeniden başladı..
10 Şubat 2022 Perşembe
Işıklar içinde..
18 Ocak 2022 Salı
İki kadın, bir virgül
Bir masada karşılıklı iki kadın. Önlerinde kahve fincanları, biri sütsüz ve şekersiz.
"Ben sadece beni çok sevmesini istedim" diyor, ufak bir kaşıkla kahvesini karıştıran. Simsiyah fincanı sıkı sıkı tutup buz kesmiş parmaklarını ısıtmaya çalışan diğeri ise, gülümseyerek cevap veriyor:
"Virgülü nereye koyacağını bilememiştir......"
Üzgün kadın, anlamıyor. Neşeli kadınsa, anlayıp gülebilecek tek kişiyi çok özlüyor....
17 Ocak 2022 Pazartesi
Sıkı can
İyidir; kolay çıkmaz, derdi anannem..
Bugün otobanda eve yetişmeye çalışırken, karşıma öyle bir gökyüzü çıktı ki.. Bulutun en koyu grisinden, göğün en bebek mavisine, tüm renkler aynı anda önüme serildi..
Bu şölen karşısında öyle güçlü duygular yaşadım ki, birden "göreceğimi gördüm, yaşayacağımı yaşadım.. bundan sonrası hep aynı filmin tekrarı ya da yavaş yavaş inmek, bir zamanlar güle oynaya ve heyecanla çıktığın yokuşu.." diye geçirdim içimden.
Babyteeth’te bir sahne vardı ya; “ölüm, Milla’yla konuştu..”. Sanırım benimle de aynı kelimelerle konuştu bugün, otobanda.. Ve sanki, birden tüm korkularım uçtu gitti. Defalarca burun buruna geldiğim ölümden artık korkmuyor hattâ hazır hissediyor olabilir miyim gerçekten?
Yoksa bu sadece o anın yarattığı büyünün etkisi ve gecenin en zifiri karanlık anında o büyü her zamanki gibi yine bozuluverecek mi……..?
.jpg)











