hayal ettim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayal ettim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ağustos 2025 Cuma

Kendine ait bir oda

Kayda değer ne oldu bugün dersen.... Çocuk gibi ağlaya ağlaya yeter artık ya gelmeyin bu kadar üstüme diye, odama kaçtım. Sonra odamda "ulan kendime ait bir odam bile yok" diye bir posta da buna üzüldüm, sonra "evin genelini bu kadar sahiplenmem bundan belki de.." diye düşünüp şaşırdım bu buluntuma.. 

Bir odam olsa, belki rahat bırakacağım bu sahiplenme canavarını.. Ama Almanya standartlarında 110mt2lik ve 3 oda bir salonluk bu ev "aşırı büyük" kategorisine giriyor ve aslında 1 odacık daha olsaydı hayatımda ne çok şey değişecekti diye düşünmek de bildiğin kapris, doyumsuzluk, şükürsüzlük oluyor.. Sonuçta bir odada tüm bir aile yaşamak zorunda olanlar var, ona bile sahip olamayan, evsiz kalmış insanlar var... O nedenle haşa dile getirmiyorum ama, ama işte, kaleme getirebilir miyim sevgili Tanrım? 

Sayılmaz de lütfen.

23 Temmuz 2025 Çarşamba

Hayat değişim programı

Bir film vardı. İki aile hayatlarını değiştiriyorlar, biri diğeriymiş gibi yaşıyor, öteki diğeriymiş gibi... Bazen bu deneyimi yaşamak isterdim diye düşünüyorum. 

Birkaç hafta misal benim evimde birileri kalsın, biz onlarınkinde kalalım.. Tüm hayat sorumlulukları (ev hayvanlarının bakımı, evin temizliği, sorumluluklar vs herşey) yerine getirilsin ama.. Yani tatil gibi değil de, gerçekten "başkasının hayatını deneyimleme" gibi.. Hatta ne kadar zıt hayatlarsa belki o kadar iyi; belki 2 çocuklu bir aileyle bekâr biri yer değiştirsin ya da aşırı kariyer odaklı biriyle aşırı rahat tempodaki biri, yaşlı biriyle çok genç biri.. 

Böyle fantazilerim var. Öyle olsaydı nasıl olurdu'ların da cevabı olabilir... falan.

Tek bir hayat bana yetmiyor.....

Not. Değiştirmek isteyen olursa, yazsın, ciddiyim ben.

Sanırım tam zıttım böyle biri :))
Photo by Mike Jones: link

20 Ocak 2025 Pazartesi

Fata morgana

Bugün 8 yaşındaki oğlumdan bu kelimeyi öğrendim. Hiç duymamıştım daha önce ama o anlatınca, ne olduğunu anladım. Hani otobanda giderken sanki ileride göl varmış gibi görürsün, serap deriz biz Türkçede.. Sıcaklık farklı çok olduğunda, ufuk çizgisindeki cisimleri optik ilüzyon ile havada asılı olarak görmek anlamına da gelir, şöyle güzel örnekleri var bak:



Bir de bu çocukta dil gelişim geriliği var ha…..

Neye göre kime göre.

10 Ocak 2025 Cuma

Hell, yes! diyemiyorsan.. Hayır! dır.

İki gün önce Aylin Balboa’nın ağaç evini gördüğümden beri, iki ay önce reddettiğimiz, bahçesinde bir ağaç evi olan ev konusunda pişmanlıklar duyuyorum.. Halbuki reddederken eşime “söz, geri dönüp pişman olmayacağım bu karardan” demiştim.. 

Ama 700 metrekarelik bahçesinde bir ağaç evi olan bir eve taşınmayı reddetmiş olduğum gerçeği, Aylin Balboa’nin güzelim ağaç evini görüp imrenmemle, yüzüme bir tokat gibi çarptı ve bu öğlen ortası karanlığında lamba yakmak zorunda kaldığım çalışma odamda beni “hassss.. çok yanlış bir karar verdim!” ayarına getirdi. 

Ve. Ama. Sonra aklıma şu geldi: 

Hayatımdaki “doğru karar”ların istisnasız tamamında hissettiğim “hell yes!” ya da Türkçesi “kesinlikle evet!” geldi ve bir güneş gibi doğdu içime. Ve dedim ki: “kesinlikle evet!” diyemememin bir anlamı vardır mutlaka. Hayır, bazen de en hayır(lı) olandır.. 

Hem Balboa yaptıysa, ben neden yapamayayım? Sadece az sabır, zamanı gelecek.. İnşallah hızlı gelir!

Hamiş. İnşallah dersen, gönülden, düşünsene seninle içeceğimiz çayları o evde! “Çayı koy, geliyorum” diyeceksin sen, ben de “yanına üzümlü kurabiye getir” diyeceğim. Oturup saatlerce ağaç evimde, ne güzel sohbetler edeceğiz değil mi? Evet!

24 Ocak 2024 Çarşamba

Mektup arkadaşı

Tezer diyor ki Ferit'e bir mektubunda: "Severek mektup yazılan bir insanın bile olması ne büyük olay, söylenen her sözcüğün anlaşılmaktan öte, yaşandığını, dahası sözcüklere bile gerek olmadan yaşandığını bilmek, güç gibi yalınç bir olgu değil, varolmak gibi bir şey. İşte, yalnız kalınca varolduğumu hiç algılamıyorum." 

İnsan varoluşunu sorgulamaya başladıysa, bir dostla mektuplaşmaya zaman ayırmalı.

Tezer ile Ferit'in mektuplaşmaları gibi olmalı bu mektuplar. Düşündürücü, sorgulatıcı ama dostça, samimice, tanık olduğumuz çağın üzerimizdeki izlerini paylaşmak amacıyla.. 

Yavaş yavaş, tatlı tatlı yazmalı ona ve ondan gelen zarfı, heyecanla ama içindeki kağıdın ucunu dahi incitmeden, bir bıçakla nazikçe açmalı, bazen pullarını suyla yumuşatıp çıkartmalı ve biriktirmeli..

Bugün uzuuun uzun, saatlerce mektup yazdım. Bir ara yağmur yağdı yan penceremde. Bir ara güneş göz kırpar gibi oldu. Bir ara çayım soğumuştu, yeniledim. Ama saatlerce kalkmadan yazdım. Akşam evden çıktığımda, güzel bir pul alıp, gönderdim mektubumu. Muhatabı eminim şaşıracak ve  sevinecek, o ânı düşünmek beni mutlu ediyor..

Alâkasız Fotoğraf: Malawi'de çekmiştim. Yıl 2009. Dünyanın en fakir yerlerinden biri, ama sunduğu dostluklar onu hatıralarımda bir cennet yapmaya yetiyor..

14 Ocak 2024 Pazar

Özgürlük

1 tanecik günümü telefonumu kapatarak yaşamak istiyorum. Kimseye nerede olduğumu söylemeden ortalardan kaybolmak, kimseyle iletişim kurmadan sadece doğayı, şehri ve kendi iç sesimi dinlemek. Beni diğerlerine bağlayan tüm iletişim aletlerini kapatarak, kendimi dünyaya kapatarak...

26 Ekim 2023 Perşembe

Psikopat yol işaretleri üzerine kısa hikaye egzersizleri - 1

Herkes bir şeylerin koleksiyonunu yapıyor.. Eksik kalmak istemedim.


Hikayeye girmeden önce; bu yol işaretinin şehrin biraz dışında, tek tük tahta çiftlik evlerinin olduğu, toprak yollu bir alanda karşıma çıktığını belirtmeliyim. 

Bu durumda; bu yol işaretini yakınlardaki bir köy evinde yaşayan ve altın saçları iki at kuyruğuyla yanlarından bağlanmış şipşirin bir kız çocuğu, pek sevdiği kedisini "hızlı geçen arabalardan" koruma amaçlı çizip çivilemiş olabilir. Ya da.......

(............)

Sonuçta hangi araba bu toprak yoldan hızla geçebilir ki?