29 Aralık 2022 Perşembe

Üç: yokoluş

Seneca'nın sözüne güvenirsen, öldükten sonra, doğmadan önce olduğun yere döneceksin.. O zaman endişeye gerek yok.

Mantıklı gibi.


Ricky Gervais'e dönelim. Milyonlarca yıl boyunca yoksun, sonra bir şeyler bir şeyler oluyor (ne olduğu fark etmez) ve hadi bol keseden verelim, 70-80 sene dünyada bulunuyorsun. Sonra milyonlarca sene yine yoksun. Bu durumda, zamanını nasıl harcadığın, çok büyük anlamı olacak bir durum olmaz mı?!

E bu da mantıklı gibi.

Düşünsene 70-80 senecik ve 1 tanecik şansın var ve sen sevmediğin bir kadınla / adamla / insanlarla, sevmediğin bir işi yaparak, sevmediğin bir ortamda yaşayarak, mutlu olmadan, mutlu olma ihtimalini kendine sunmadan, yaşamından geriye hiçbir anlam bırakmadan, yani BOŞA geçiriyorsun bu şansı. Tam gözlerini kapatırken 1sn için aklın başına geliyor. İşte asıl "cehennem" bu olmaz mıydı?!?

Mantıklı mı? Ha şimdi o zaman ne yapıyoruz?

Fark etmez, sadece "boş yapmıyor"uz!

Foto: Dünkü yürüyüşün "kaybolmadığım kısmı"ndan. Ağacın adı Lebensbaum (Yaşam Ağacı) ve tam ortada gördüğün kuytusundaki sessizlik tam bir piknik battaniyesi serip, sırtüstü uzanıp, saatlerce ağacın dallarını izlemek için, muhteşem değil mi....?